Sadık Poyraz

o çölde de açelyalar açtığı vakit, seninle tanrıların bahçesinde buluşacağız.

Gülüşüne Tanrılar Bile Dokunamazdı

Gamzelerine sanki bal ekmişsin. Öyle güzel gülüyorsun ki; tatlılığı her insanı kendini geçirir. Gözlerin sanki hep hayalini kurduğum o sahil kasabasının üstüne kurulmuş. Şu an yanımda olsan, tek niyetim gözlerindeki sahil kasabasında bir bardak çay yudumlamak olurdu.

Ölmek için tümörün yayılmasını beklemezdim yanımda olsan. Sigara üstüne sigara yakardım keyiften ve çay bardağım boşalmazdı. Saçlarının rüzgardan salınırkenki hali, dünyanın manyetik çekim alanını tamamen değiştirebilirdi. Belki yalnızca bana etki ederdi ama; değiştirirdi.

Öyle güzel gülerdin ki, mevsimler değişirdi. Ölmek için çok güzel bir gün olurdu. Yaşamışlığım içerisinde en çok sevindiğim ve mutlu olduğum bir gün… Sağ elin solumdayken ölürdüm. Gülüşüne Tanrılar bile dokunamazdı…

Sadık Poyraz Administrator

Hiçbir yerde, hiçbir şekilde kendine yer edinememiş arkadaşlarının tabiriyle -kafayı yemiş- biri. Her telde kendine ait birkaç parça ses bulan, deliliğin her çeşidini saat türevi aksesuar sanan bilgisayar başı kişisi.

follow me
0 0 vote
Article Rating
Önceki Başlık
Next Article
Abone Ol
Bildir
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
0
Would love your thoughts, please comment.x
()
x